Gelenek usuldür

15 Haziran 2020 0

İslam’ın anlaşılmasında geleneği çok önemsiyor, gelenek dışında konuşan, “at koşturmaya” çalışanlara fazla itibar etmiyorum. Konu hakkında çok fazla şey söylenebilir ama bu yazımda sadece ufak tefek bazı şeylere değinmek istiyorum.

Öncelikle geleneğimiz derken bununla sadece Hanefi-Maturidi geleneğini değil, daha geniş ölçüde itikadi ve ameli olarak bütün sünni mezhepleri ihtiva eden ilim geleneğimizi kastettiğimi söylemem gerekiyor.

Gelenek = usuldür. Usul, Allah Rasulü döneminde kırıntılar şeklinde (yazılı olan kısmını kastediyorum) oluşmaya başlayarak bugüne kadar ana hatlarıyla, hatta kılcal damarlarına kadar tekamül etmiştir.

Bugün elimizde mevcut olan usul birikimi, binlerce, on binlerce alimin üzerine kafa patlattıkları bir usulü temsil ediyor. Bu bir gelenek içerisinde gerçekleşiyor. Ahmet yazmış, Mehmet gelmiş incelemiş, yok şurası olmamış demiş, şurası şöyle olsa daha güzel olur demiş ve bu geleneği devam ettirmiş. Ahmet, Mehmet derken, siz binlerce Ahmet ve Mehmet düşünün…

Kitaplar üzerine yine gelenek içerisinden şerhler yazılmış, haşiyeler, talikler, nüketler vs. Münazaralar gerçekleşmiş. Kendi alanım olduğu için hadisten örnek vereceğim:

İbnu’s-Salah’ın usul-i hadisle ilgili kitabı üzerinde sadece bir alim çalışmamış. Onlarca, belki yüzlerce alim çalışmış. Yukarıda dediğim gibi şerhler, haşiyeler, ihtisarlar yazılmış üzerine. Bütün bunlar yapılırken, İbnu’s-Salah’ta görülen hatalar hasıraltı edilmemiş, bilakis bunlara dikkat çekilmiş, doğrusu şudur denmiş. Böylelikle hatalar ayıklanmış, bir sonraki nesle daha sağlam bir usul aktarılmış. Yani hatalar sistem içerisinde ayıklanıp temizlenmiş, bunlar sonraki nesillere aktarılmamış. Dolayısıyla usul tekamül ede ede aktarılmıştır.

Tabii İbnu’s-Salah’ın hatası ifade edilirken, bunlar mütevazı bir şekilde “Allahu A’lem” kayıtlarıyla ifade edilmiş. Ola ki, belki doğrusu İbnu’s-Salah’ın dediği gibidir, ben yanılmışımdır hassasiyetiyle…Sonra bu gelenek içinde kendisinin daha da fazla değerlenmesini isteyen alimler gelenekte kült haline gelen eserler üzerine bir takım çalışmalar yapmışlardır. Yukarıda geçen şerh, haşiye tarzındaki çalışmalara bu açıdan da bakılabilir.

Gelenek içerisinde, birbirine eklemlenerek devam eden bir telif çalışması var. Bir şekilde o zincirin halkalarından birisine eklemlenmek gerekiyor. Kimse de dememiş, ben şu yöntemi beğenmedim, benim yöntemim şu diye. Sıfırdan sistem inşa eden yok. Ortada zaten bir sistem var, bunun düzeltilmesi/ıslah edilmesi gereken noktalar varsa onlara odaklanmışlar.

Şimdi anlatmaya çalıştığım şeyin daha iyi anlaşılabilmesi için mezkur şeyleri günümüzdeki bazı akımlarla mukayese edelim. Burada isim vermekten de çekinmeyeceğim, İslamoğlu ve Okuyan’ı örnek verelim mesela. Bir durum tespiti yapmaya çalışıyorum sadece. Kimseye hakaret etmiyorum, hor da görmüyorum.

İslamoğlu, Okuyan ve aynı şeyi söylüyor gibi görünen, ama aslında her biri kendi içerisinde müstakil bir usule, daha doğrusu usulsüzlüğe sahip olan bunlar gibileri hiç bir geleneğe mensup değiller. Bir yanda 1400 yıla, hadi o kadar olmasa bile en azından 1200 yıllık bir usule sahip olan bir gelenek var, diğer taraftan bu zatların kendi aralarında bile müttefik oldukları bir yöntemleri yok.

Yok ama, hadi biz var diyelim, bir usulleri var. İslamoğlu “Usulu’l-Kurâniyyin” isimli bir usul kitabı yazmış olsun. Ama bu da yetmiyor ki…

Bu sefer de bir gelenekleri yok. Bir halkaları, bir zincirleri yok. Alimleri yok, onların yazdıklarını değerlendire(bile)cek, kıymet atfedip yanlışlarını düzeltecek, o geleneği yaşatacak bir ulema sınıfları yok.

Dolayısıyla “körler sağırlar birbirini ağırlar” olacak. Bu zatlar hiç bir eleştiri almayacak, dolayısıyla yanlışlarını anlama imkanı da yakalayamayacaklar… O yüzden doğruya ulaşmak isteyen kişi bir gelenek çerçevesinde bir usule bağlı kalarak bunu yapabilir.

Bundan 100 sene sonra biri gelse; İslamoğlu veya Okuyan da yanlış anlamış doğrusu benim dediğim, anladığım diyerek farklı bir anlam verse ne olur? Bu işin sonu yok. Esas olan başından beri gelen ve sağlaması yapılan usüldür, yoldur.

Halil Demirkan
Halil DemirkanDiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ
error: Content is protected !!