Vandallık hak arama metodu değildir

16 Ağustos 2020 0

Sadece Hollanda’da değil, vandallık hiçbir yerde hak arama metodu değildir.

Son günlerde Hollanda’nın Den Haag ve Utrecht şehirleri, geceleri yaşanan olaylarla gündeme gelse de vandallık, tarih kadar eski bir vahşiliktir. Hak etmediği şeyleri elde etmek veya başkalarının haklarını gasp etmek amacıyla zarar vermek, vandallığın en kısa tarifidir.

Hiçbir suçu olmayan ve hatta yaşananlardan haberi bile olmayan birinin evinin önündeki aracının tahrip edilmesi veya yakılması için kimse bir mazeret veya gerekçe bulamaz. Normal bir insan için bunun izah edilir bir tarafı yoktur.

“Canım sıkıldı, geldim arabanı yaktım” veya “polise kızdım, senin aracının camlarını kırdım” gibi saçma sapan ve aklı başında her gencin kabul edemeyeceği gerekçeler bir yana; tamamen haklı bir sebebiniz de olsa, haksızlığa uğramış olsanız, ayrımcılığa muhatap kalsanız, biri size saldırsa, bir başkası size hakaret etse, yine de asla ve kesinlikle bir başkasının aracına veya evine zarar vermeye hakkınız olamaz!

Güven ve huzur içinde evinde çocuklarıyla baş başa bir akşam geçirip ertesi gün için enerji depolayan bir işçinin gecesini zehir etmeye kimsenin hakkı yoktur.

Normalde mesaini bitirmiş ve kimbilir nasıl bir ortamda ve nasıl bir yuvada keyfince bir kaç saat geçirmek isteyen polis ya da başka bir kamu görevlisinin gecesini çalmaya kimsenin hakkı yoktur.

Bütün bunların yanında; Hollanda gibi birçok etnik kökenden ve coğrafyadan insanın, farklı inanç ve kültür temellerine dayanan toplumsal grupların iç içe yaşadığı bir yerde, oldukça hassas ve önyargılara açık bir toplum kesimi olan Müslümanların adını, bu gibi olaylarla şehri terörize ederek lekelemeye kimsenin hakkı yoktur.

Bu ve bunlar gibi sayabileceğim bir çok gerekçe sebebiyle demeye bile gerek duymadan, tartışılmaz bir gerçek ve genel geçer bir kural olarak; başkalarının haklarını çiğnemenin bir mazereti olamaz. Toplumun ortak kullanım alanlarını tahrip etmek gibi bir olayı, o toplumun bir parçası olan birisi yapamaz.

Hollanda’da bulunan tüm Türk ya da Marokkan kanaat önderlerinden ve sözü geçen herkesten ricam; çevrelerinde bulunan genç ve yaşlı, kadın veya erkek, herkese bunu anlatmalarıdır. Vandallık ederek elde edilecek tek şey; daha fazla nefret ve daha fazla ayrımcılık ve daha fazla önyargıdan ibarettir.

Eğer bir haksızlık olduğunu düşünüyorsanız, bunun için mücadele yolları açıktır. Politik partiler, dernekler ve lokal cami dernekleri gibi, birçok kuruluş, Hollanda’da yaşanan sorunlarla ilgileniyor ve çözüm yolları arıyorlar. Yabancıların veya haksızlığa uğrayan herkesin sesini duyurmak için çalışan birileri mutlaka vardır.

Gençleri bu alanlara yönlendirin, kendilerini bulacakları ve ifade edebilecekleri, enerjilerini doğru yerde ve doğru yönde kullanabilecekleri ortamlara çağırın. Sokaklardan alın! 

Kalbinde zerre kadar ahiret inancı bulunan biri, mahşer günü korkuttuğu veya zarar verdiği biri ile Allah’ın huzurunda hesaplaşacağını düşünür ve ona göre hareket eder. Üstelik bu gibi olaylar sebebiyle, sadece maddi olarak zarar görenlerin değil, manevi olarak zarar görenlerin de haklarının omuzlarında kalacağını bilmemiz ve gençlere de bildirmemiz gerekiyor.

Hepimiz üzerimize düşeni yaparak, huzur ve sukunete katkıda bulunabiliriz. “Ben söylesem ne işe yarar” demeyin; bir kelebeğin kanat çırpması büyük bir fırtınaya yol açabilir, unutmayın!..

Saygı, sevgi, hürmet ve muhabbetlerimle…

Hamit Sürmeneli
Hamit SürmeneliDiğer Yazıları
BENZER KONULAR
YORUM YAZ
error: Content is protected !!